EnMRvPhXEAApaqo

Öğrenciler Bilkent Üniversitesindeki Yüz Yüze Sınav Zorunluluğuna Tepkili

Bilkent Üniversitesinde 2020-2021 güz yarıyılı vize sınav dönemi geçtiğimiz günlerde bitti. 7-15 Kasım tarihleri arasında yapılan ara sınavlar, birçok üniversitenin aksine yüz yüze gerçekleştirildi.

Bilkent Üniversitesi öğrencileri, sınavların bitmesinden sonra sosyal medyada paylaşım yapmaya başladı. Öğrenciler, sınav döneminde yaşadıkları süreci paylaştıkları tweetler atmaya başladı. Yönetim tarafından söylenen önlemlerin yerine getirilmediğini paylaşan öğrenciler, #BilkentCoronaYayiyor altında bir araya gelerek seslerini duyurmaya devam ediyor.

Biz de, Bilkent Üniversitesinde sınavlara girmiş olan bir öğrenciyle görüşerek, sınav sürecini ve Aralık’ta da yapılması planlanan yüz yüze sınav sürecini konuştuk. Kendisini anonimleştirmek amacıyla, haberin devamında Deniz ismini kullanacağız.

Deniz’e ilk olarak geçtiğimiz hafta yapılan sınavlarda, üniversitenin aldığı önlemleri sorduk. Hava akışının olması için zorunlu olarak cam ve kapıların açık tutulduğunu paylaşan Deniz, sınav esnasında camlar açık olduğu için, esintiden kaynaklı üşüdüğünü ve sonrasında da hasta olduğunu belirtti. Bu sebepten dolayı, sonrasında emin olmak için test yaptırdığını da belirten Deniz, bazı öğrencilerin de tamamen camsız sınıflarda sınav olduğunu ekledi.

Sınav salonlarına giriş sırasında ateşinin ölçülmediğini aktaran Deniz, sınıflarda pozitif vakaların olduğunun sonradan anlaşıldığını da söylüyor: “Önlem olarak, ateş ölçme hiçbir zaman olmadı. Ben hastalığımdan dolayı öksürüyordum mesela. Birkaç arkadaş kendilerinden şüphelenip revire gitmişler; fakat yine de ertesi gün yapılan sınavlarına girmeleri söylenmişti.”

Deniz, sınav zamanı öğrencilerin yemek ihtiyacı ile alaklı olarak, üniversite bünyesindeki çoğu cafenin kapalı olduğunu ve paket bir şekilde yemek veren yemekhanede de oturmanın mümkün olmadığını ekliyor. Bu sebeple öğrencilerin, Bilkent Üniversitesi dışındaki yerlere gittiklerini söylüyor. Diğer öğrencilerin de benzer sıkıntıyı yaşamalarından ötürü okulda karşılaşmadıkları kalabalıkla bu mekanlarda karşılaşmak zorunda kaldığını aktarıyor.

Üniversitenin yaklaşan dönem sonu sınavları için, 18 Kasım tarihi itibariyle uygulanacak 20 yaş altı vatandaşların sokağa çıkma yasağına yönelik olarak alacağı özel izni sorduğumuzda ise şunu söylüyor:  “20 yaş altına yasak gelmesine rağmen hala üniversitenin binlerce öğrenciyi kampüse, toplu taşımayı kullanmaya ve saatlerce yolculuk yapmaya zorlamasını hiçbirimiz doğru bulmuyoruz. Psikolojik yanı da var tabii ki. Pandemi başlı başına panik yaratan bir olay ve bu dönemde herhangi bir şey yapmak zaten riskli. Hükümet kuralları sıkılaştırıyor; fakat üniversite yönetimi bunu göz ardı ediyor ve binlerce insanı ve ailelerini riskli gruba sokuyor. Hiçbirimiz, özellikle şehir değiştirmek zorunda olanlar, yüz yüze sınavlardan mutlu değiliz.”

Vaka ve hasta sayılarının giderek daha da artmasıyla beraber, öğrencilerde yaşanan paniği Deniz kendi üzerinden şu şekilde aktarıyor: “Yolculuklar çoğaldıkça virüs yayılıyor ve biz de artık gerçekten korkuyoruz. Ailemizi hasta etmekten, hastalanmaktan, herhangi bir şekilde bunun temaslısı olmaktan korkuyoruz. Sınav stresiyle birleştiği zaman hiçbir verim alamıyoruz ve dolayısıyla başarımız ve motivasyonumuz sarsılıyor.”

Öğrenciler, sosyal medya üzerinden seslerini duyurmaya devam ediyorlar.

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish